RAHMETLİ Sakıp Sabancı’nın anısına her yıl, Amerika’nın önde gelen düşünce kuruluşlarından The Brookings Institution’da bir önemli kişi tarafından bir ders veriliyor. →
| Ezan | Güneş | Öğle | İkindi | Akşam | Yatsı |
|---|---|---|---|---|---|
| 1:58 | 3:48 | 13:34 | 17:05 | 21:18 | 23:08 |
| USD 59,0855 | EUR 67,4993 | TRY 16,8287 |
RAHMETLİ Sakıp Sabancı’nın anısına her yıl, Amerika’nın önde gelen düşünce kuruluşlarından The Brookings Institution’da bir önemli kişi tarafından bir ders veriliyor. →
Her şeyden önce 1915’te gerçekleşen yer değişimi (tehcir), soykırımın hiçbir uluslararası tanımlamasına uymaz. (Bknz: Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Roma Statüsü) Yahudi asıllı, Polonyalı bir hukukçu olan Raphael Lemkin1944 yılında soykırımı tanımlamış ve demiş ki, “tarihte ilk kez bu, Ermenilere karşı uygulanmıştır!” O güne değin Ermenilerin toplu katliam gibi bir iddiaları yok. Kimi Amerikalı ve Fransız asıllı Ermeniler, Lemkin’in bu tezine dört elle sarılır tabi. Amaç, Türkiye’den tazminat koparmak! Hele de sonraki yıllarda Almanya Yahudilere tazminat ödeyince, iştahlar iyice kabarıyor. Hınçak ve Taşnak örgütleri, toplu tazminat davası açmak için avukatlarla görüşmeler bile yapıyor! Neyse... →
Ne var ki, Rusya bu eleştirileri de pek dikkate almıyor, Suriye konusunda kendi gündemini başkalarına kabul ettirmeye çalışıyor. Rusya diplomatik alanda böyle hareket ederken başka alanlarda da kendi politika ve stratejilerini fazla dikkat uyandırmadan gerçekleştirmek için çeşitli hamleler yapıyor. →
Henry Kissenger’in sözüyle İran tabiri caizse, Hristiyan politikacı ve ekonomist elitler tarafından “büyük satranç tahtasına” çekiliyor. →
Siz bu yazıyı okuduğunuzda, Rusya Başbakanı Vladimir Putin çok büyük ihtimalle devlet başkanlığı seçiminin ilk turunda yüzde 50’nin üzerinde oy alarak zafer kazanmış olacak. Rus anayasası art arda üç dönem devlet başkanlığına müsaade etmediği için bir dönem başbakanlık makamında teneffüs yapan Putin, tekrar Kremlin’deki yerini alıyor. →
Milliyet'ten Fikret Bila Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Moskova temasları ile ilgili izlenimlerini yazdı. Vizesiz sürenin iki aya çıkarılması, Ruslar'ın sıcak denizlere indiği tespitlerinin yanısıra Davutoğlu'nun Rus gelinlerle ilgili ilginç tespitleri var:
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’yla Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’un görüşmesinde sadece siyasi konuların değil Türk-Rus evlilikleriyle ilgili sosyal sorunların da gündeme geldiğini Moskova’da öğrenmiştik...
Rus Dışişleri Bakanı Lavrov, ayrılan bir Türk-Rus çiftin çocuklarıyla ilgili sorunları da dile getirmiş ve bu tür sorunların çözümünde iki ülke ilgililerinin yardımcı olmasının önemi üzerinde durmuştu. Rusya’da yaşayan yaklaşık 30 bin Türk ve Türkiye’de giderek yaygınlaşan Rus gelin olgusu dikkate alındığında, bu konunun iki ülke açısından da önemli bir sosyal alan oluşturduğu söylenebilir.
→
Garip ama Türkiye büyüdükçe, geliştikçe dışa açılacağına içine kapanıyor. “Yoğun gündem” bahanesine sığınarak dış dünyaya kapılarımızı sıkı sıkıya kapıyor, dış politikayı sadece “bunalım” dönemlerinde ya da “işimize geldiğinde” hatırlıyoruz. →
Olay kimilerine göre “yılsonu sürprizi”, kimilerine göre de Türkiye’nin Rusya’ya bir “Noel hediyesi”... →
Rusya, Avrupa'ya doğalgaz sevk ve tedarikinde hâkim ülke olarak kalmaya devam edebilmek amacıyla iki yeni doğalgaz hattı üzerinde çalışıyor. →
Kemalistler, Arap kültürüne ilişkin herşeyden nefret ederler. Osmanlı'ya ilişkin herşeyden de nefret ettikleri gibi.Halk da yüzyıllarca Arap'a sevgi ve saygı göstermiş, fakat sonradan "imparatorluğa ihanet edip bizi arkadan vurduğu için" ondan soğutulmuştur... →
Yandex'in kurucusu Arkadiy Voloj ile birlikte Rusya'da devlete yaslanmadan servet sahibi olmanın yolu açıldı. →
Rusya'da yayımlanan önemli 3 gazetede, bir hafta içinde arka arkaya Gülen Hareketi aleyhine 4 haber çıkmasaydı, bu sütunda Ortadoğu'daki isyan dalgasının kapısını çalmaya başladığı Suriye'de olup bitenler yer alacaktı →
St. Petersburg Devlet Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Uzmanı Aleksandr Sotniçenko www.haberrus.com için Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev ve Rusya Başbakanı Vladimir Putin'in Libya operasyonu ile ilgili farklı açıklamalarını kaleme aldı. Sotniçenko makalesinde 2012 devlet başkanlığı seçimlerine hazırlanan Rusya'da Medvedev'in tutumunun reyting kaybına neden olduğu değerlendirmesinde bulunuyor: →
Moskova'dayız. Başbakan Erdoğan'la birlikte. Elbette epeyce bakan ve işadamının eşliğinde. Gezinin nedeni: Türkiye'nin son dönemde komşularla "Sıfır problem" politikasını pekiştirmek için geliştirdiği "Üst Düzey İşbirliği Konseyi" konseptinin Rusya versiyonunun ikinci toplantısı. →
Başbakan Erdoğan'la Rusya seyahatindeyiz... Gezinin Moskova bölümünü tamamladıktan sonra Kazan'a geçtik. Kazan, Moskova'ya oranla daha soğuk, her yer karlarla kaplı, ama ilgi daha sıcak, ortak yanlarımız çok çünkü. Erdoğan, Tataristan'ın başkenti Kazan'ı ziyaret eden ilk Türk Başbakanı. →
Bu satırları soluk bir güneşle güne uyanan Moskova'daki son saatlerimizde yazıyorum.
Başbakan Erdoğan'ın temaslarını tamamlamasının ardından Tataristan Cumhuriyeti'nin başkenti Kazan'a geçeceğiz.
Erdoğan ve Türk heyetinin Moskova'daki ikinci ve son gün temasları yoğun: Türkiye-Rusya Federasyonu 2'nci Üst Düzey İşbirliği Konseyi Toplantısı, TBMM Hükümeti ile Sovyetler Birliği arasında 1921'de imzalanan Moskova Antlaşması'nın 90'ıncı yıldönümü töreni, Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev'le öğle yemeği, Rusya Başbakanı Vladimir Putin'le görüşme... →
St. Petersburg Devlet Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Uzmanı Aleksandr Sotniçenko www.haberrus.com için kaleme aldı
Son zamanlarda bir çok Rus ve yabancı uzman, devrimlerden etkilenen Orta Doğu’nun senaryosunun hayata geçirilmesinin Rusya’da mümkün olup olmadığını anlamaya çalışıyor. Bu soru anlamsız görünebilir. Gerçekten Rusya Orta Doğu’ya uzak ve politik hayatı Mısır ve Tunus’taki durumdan farklı. Ancak Rusya ve bugün devrimlerle sarsılan Orta Doğu ülkelerinin gelişmesinde yer alan eğilimler birbirine benziyor. →
Karadeniz komşumuz Rusya dünya petrol üretimi liginin en ön sıralarında yer alıyor. Hatta zaman zaman Suudi Arabistan'ı bile geçerek birinci ülke konumuna da yükseliyor. Nitekim, günde 10 milyar varil ham petrol üretimi ile bugünlerde yine ön sıralarda bulunuyor.
Rusya, bu muazzam üretimin neredeyse tamamını karada açılan kuyulardan gerçekleştiriyor. Bu sahalarda da özellikle Sibirya kuyuları öne çıkıyor. →
Terör eyleminin üzerinden iki gün geçti. Kurban sayısı belli, hastanelerde doktor ile psikiyatrlar yaralananlara yardım ediyor, ölenlerin akrabalarına tazminat ödeniyor. Politikacı, toplum eylemcisi, muhabir ve siyaset uzmanları sözü birbirinin ağzından kaparak bu konuda kendi görüşlerini sunuyor. Bu yazı, demeç ve monologlar, Kafkasya’daki ayrılıkçılık ve terörizme ilişkin sorunları çözme yollarını gerçekten bilmeyen, bölünen Rusya toplumunu gösteriyor. Ama bu sorunlar, 2014 yılında Soçi’de yapılacak Kış Olimpiyat Oyunları dolayısıyla hemen çözülmesi de gerekiyor. →
Moskova’da yine terör eylemi meydana geldi. Bu defa patlama havalimanında yaşandı. Son verilere göre 35 kişi yaşamını yitirdi, 180’i aşkın yaralı var. Bu terör eylemi, 1996 yılından itibaren yirmi altıncı oldu. Son 15 yılda yapılan istatistik teselli verici değil. Putin tarafından 1999 yılında yapılan, teröristleri tuvalet çukurlarına atmak gerektiği yolunda ürkütücü açıklamalara, Kuzey Kafkasya’da yasadışı olarak faaliyet gösteren silahlı grupların üyelerinin yakalanmasına ilişkin raporlara, vatandaşlar üzerindeki kontrolün artırılmasına rağmen teröristler terör eylemleri gerçekleştirmeye devam ediyorlar, kurban sayısı ise düşmüyor. Yönetim devamlı olarak, kişilik dışı uluslararası terörizmin Rusya’ya karşı başlattığı savaştan söz ediyor. →