Yorum

AKKA yeniden gündeme geliyor

| Fikret Ertan 412
AKKA yeniden gündeme geliyor

Avrupa ve ötesinin güvenliğine en çok katkı yapan anlaşma kısaca AKKA (CFE) diye anılan Avrupa Konvansiyonel Kuvvetler Antlaşması'ydı.

Yaklaşık 10 yıl süren çetin ve zorlu müzakerelerden sonra Kasım 1990'da Varşova Paktı ile NATO üyesi olan 30 ülke tarafından imzalanan AKKA Antlaşması, daha sonra eklenen yeni hükümlerle 1992 yılında yürürlüğe girdi. Bu 30 ülke de şunlardı: Amerika, Rusya, İngiltere, Fransa, Almanya, Ermenistan, Azerbaycan, Belarus (Beyaz Rusya), Belçika, Bulgaristan, Kanada, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Gürcistan, Yunanistan, Macaristan, İzlanda, İtalya, Kazakistan, Lüksemburg, Moldova, Hollanda, Norveç, Polonya, Portekiz, Romanya, Slovakya, İspanya, Ukrayna ve Türkiye.  →

Güney Akım depara kalktı

| Fikret Ertan 387
Güney Akım depara kalktı

Rusya Avrupa'ya doğalgaz sevk ve tedarikinde hâkim ülke olarak kalmaya devam edebilmek amacıyla iki yeni doğalgaz hattını devreye sokabilmek için büyük çabalar sarf ediyor, anlaşmalar yapıyor.

Bu hatlardan ilki Rus gazını Baltık Denizi altından geçecek iki boru hattıyla Almanya'ya ulaştıracak olan Kuzey Akım diye bilinen hat. 20 gün kadar önce bu hattın ilk kaynağı Rus Devlet Başkanı Medvedev, Almanya Başbakanı Merkel'in de hazır bulundukları bir törende yapılmıştı.  →

Devrim sonrası Kırgızistan'da istikrar sağlanabilecek mi?

| Sinan Oğan 7
Devrim sonrası Kırgızistan'da istikrar sağlanabilecek mi?

Kırgızistan'da muhalefet liderlerini bile şaşırtacak bir hızda gelişen devrim başarıya ulaştı ve Kurmanbek Bakiyev ülkenin güneyine kaçmak zorunda kaldı. Bakiyev'i deviren güçler, ülkeyi 6 aylık bir süre zarfında seçime götürecek yeni bir yönetim kurulduğunu açıkladı.

Geçici yönetimin başkanlığına Bakiyev'in devirdiği Askar Akayev döneminde başbakan yardımcılığı ve dışişleri bakanlığı yapan ve yine Bakiyev ile beraber 2005 yılında devrimi gerçekleştiren, sonrasında ise yine bir dönem dışişleri bakanlığı yapan bir isim olan Roza Otunbayeva getirildi. Otunbayeva'nın yardımcılığına muhalefetin önde gelen dört önemli lideri getirildi.  →

Silahsızlanma Çalışmaları

| Celalettin Yavuz 159
Silahsızlanma Çalışmaları 2008 yılından beri, fark edebilenler için ABD ile Rusya arasında müthiş bir "satranç partisi" olduğunu söylemek mümkündür. Bu satranç oyununda piyon ya da önemine göre diğer taşlar da var. Bu taşlar içerisinde İran var, Ermenistan var, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Gürcistan, Kosova, Sırbistan, Ukrayna, Azerbaycan var. Tabii ki, Afganistan, Kırgızistan, ayrıca Türkiye de var.

ABD'nin 2007'de iyice dillendirdiği, Orta Avrupa'da "Füze Kalkanı" projesinde kullanılan taşlar arasında Polonya ve Çek Cumhuriyeti vardı. Sözde İran balistik füzelerine karşı düşünüldüğü için, İran da bu oyuna alet edilmeye çalışılmıştı. Her ne kadar inanmasalar da, AB'nin ağır topları Almanya ve Fransa da dönemin ABD Başkanı George W. Bush'un bu Füze Kalkanı "oyuncağını", Nisan 2008 tarihli NATO'nun Bükreş zirvesinde kerhen kabul etmişlerdi. Bu olay Rusya'nın kesinlikle "kabul edilemez" bulduğu bir gelişmeydi. Nitekim zirvenin ardından Bush, bizzat Rusya'ya giderek Devlet Başkanı Dimitry Medvedev ile Başbakan Vladimir Putin'le görüşmüş, Rusya'yı iknaya çalışmıştı. Ama Rusya, bu "Füze Kalkanı"nın doğrudan kendisine yönelik olduğunu gayet iyi biliyordu.  →

Türklerde Yeni Yıl: Nevruz Bayramı ve Törenleri

| Sinan Oğan 11
Türklerde Yeni Yıl: Nevruz Bayramı ve Törenleri

Kadim Türk yurdu Doğu Türkistan’da ortaya çıkan ve Türklerle beraber Anadoluya ve bütün Türk coğrafyasına yayılarak binlerce yıldır ananevi törenlerle kutlanan Nevruz-Yeni yıl bayramı Türk topluluklarında Nevruz, Noruz, Navrız, Newroz, Naurus, Ergenekon ve Bozkurt gibi adlarla anılmakta ve bütün Türk boylarında kutlanmaktadır.

Bu yazıda yer alan Nevruz bilgileri, Nevruz adet ve an’analeri genel olarak kitap ve ansiklopedilerden derlenen bilgiler değildir. Bu yazıda bahsedilenler Türkiyemizin cennet köşelerinden birisi olan ve benim de çocukluğumun geçtiği, doğup büyüdüğüm şehir, Iğdır ilimizde gördüklerimiz, yaşadıklarımız ve yaşattıklarımız adet, an’ane ve geleneklerimizden bizzat yaşanarak derlenmiş bilgilerden oluşmaktadır. Bu yazının orjinali Türk Dünyası Tarih Dergis'nin Mart 1993 tarihli sayısında yayınlatılmıştır.  →

Ukrayna-Rusya-AB Gaz Konsorsiyumu...

| Fikret Ertan 384
Ukrayna-Rusya-AB Gaz Konsorsiyumu...

Rus doğalgazının yaklaşık yüzde 80'i Avrupa'ya Ukrayna'dan geçen transit boru hatları ile ulaşıyor. Bu yıllardır böyle; ancak son yıllarda Ukrayna ile Rusya arasında zaman zaman patlak veren krizler dolayısıyla bu akış aksıyor, kesiliyor.

Bundan hem Rusya ve hem de Avrupa büyük zararlara uğruyor.

Özellikle Rusya bu durumdan oldukça rahatsız. Nitekim, bu yüzden Avrupa'ya gaz sevkinde Ukrayna'yı devre dışı bırakmak için son yıllarda yeni projeleri ortaya atmış bulunuyor. Bunlar malum Kuzey Akım ve Güney Akım gaz projeleri. Her ikisinin de amacı Ukrayna'yı by-pass ederek Avrupa'ya daha güvenilir güzergâhlardan gaz sağlamak.  →

Rusya’nın ağırlığı

| Zeynep Göğüş 4
Rusya’nın ağırlığı

RUSYA, Ermenistan ilişkileri ve Kıbrıs gibi Türkiye’nin en sorunlu iki dış politika alanında belirleyici ülke olmaya devam ediyor. Kıbrıs yüzünden AB ile müzakere sürecimiz bu yılın sonunda fiilen durabilir. Sadece doğal arka bahçesi olarak gördüğü Ermenistan’la ilgili süreçte değil, Kıbrıs’ta da Rusya’yı oyun içinde tutmak gerekiyor. 

Önceki akşam resmi açılışı yapılan “Kremlin Sarayı Hazineleri Topkapı Sarayı’nda” sergisini gezerken Rusya’yı ne kadar az tanıdığımızı bir kez daha anladık. Malumdur, Rusya uzmanlarımız Rusça bilmez. Hayal gücümüz Baltacı ve Katerina’ya takılıp kalmış. Oysa 16 ve 17’nci yüzyıla ait eserlerden oluşan Topkapı’daki sergide çarların savaşta ve özel törenlerde kullandıkları değerli taşlarla bezeli at koşumlarının, özel hayatlarında taktıkları mücevherlerin Osmanlı İmparatorluğu tarafından hediye edilen parçalar olduğunu göreceksiniz.    →

Rusya'nın nükleer gücü ve şemsiyesi...

| Fikret Ertan 430
Rusya'nın nükleer gücü ve şemsiyesi...

Rusya'nın dünyanın en büyük nükleer güçlerinden birisi olduğuna hiç şüphe yok. Hatta bazı tahminlere göre dünyanın birinci gücü. Elinde bulundurduğu nükleer silah ve başlık miktarlarıyla Amerika'yı bile geride bırakıyor. Bazı kaynaklar Amerika'nın elindeki nükleer savaş başlığının miktarını 5-6.000 civarında, Rusya'nın ise 16.000 civarında olduğunu belirtiyorlar. Rusya söz konusu nükleer gücünü şu 4 şekilde hazırda bekletiyor:

Rusya'nın dünyanın en büyük nükleer güçlerinden birisi olduğuna hiç şüphe yok.Hatta bazı tahminlere göre dünyanın birinci gücü.

Elinde bulundurduğu nükleer silah ve başlık miktarlarıyla Amerika'yı bile geride bırakıyor. Bazı kaynaklar Amerika'nın elindeki nükleer savaş başlığının miktarını 5-6.000 civarında, Rusya'nın ise 16.000 civarında olduğunu belirtiyorlar. Rusya söz konusu nükleer gücünü şu 4 şekilde hazırda bekletiyor:  →

Nadezda diye bir kadın

| Ali Çolak 83
Nadezda diye bir kadın

1938 yılı sonlarında, kanlı Stalin rejiminin çalışma kamplarından birinde, bir şair, onur kırıcı şartlara ve soğuğa dayanamaz. Toplu banyo yapmak için soyunurken düşüp ölür. Sovyet muhafızlar, altın dişini ve yüzüklerini, (bir parmağını keserek) alırlar. Ve şair, tabut bulunamadığı için alelacele gömülür. Tabutsuz toprağa verilen bu adam, 20. yüzyılın en büyük şairlerinden biri olduğu halde, ısrarla unutturulan Osip Mandelştam'dır.

Mandelştam, çoğumuzun tanıdığı bir şair değildi. M. İlhan Atılgan, Kitap Zamanı'nın mart sayısındaki o hayli şaşırtıcı yazısında, Oleg Lekmanov'un İngilizce'de yayımlanmış biyografisinden hareketle anlatmamış olsaydı, Mandelştam bizim için meçhul kalmaya devam edecekti. Takip, yıldırma, sürgün, çalışma kampı ve dramatik bir ölüm... Fakat Mandelştam'ı bugün burada yazıyor olmamın sebebi bunlar değil... Atılgan'ın yazısında geçen bir cümle, sadece bir cümle: "Şairin ölümünden sonra karısı Nadezda olağanüstü bir çabayla, bazı şiirlerini ezberinde tutarak onun mirasına sahip çıktı."  →

Rusya, Güney Akım ve Balkanlar

| Fikret Ertan 382
Rusya, Güney Akım ve Balkanlar

Hakkında hâlâ önemli soru işaretleri bulunmasına rağmen Rusya, Güney Akım doğalgaz projesini hayata geçirmek için sessiz-sakin bir şekilde Balkanlar'a dönük önemli hamleler yapıyor.

Bunlardan sonuncusu Hırvatistan'a dönük hamle sayılır. Bu çerçevede Rusya önceki gün Hırvatistan ile önemli bir hükümetler arası anlaşma imzalamış bulunuyor. Enerji ilişkilerini geliştirmek üzere Moskova'da bulunan Hırvat Başbakanı Jadranka Kosor ile Rusya Başbakanı Vladimir Putin'in hazır bulundukları imza töreni sonrası yapılan açıklamalarda iki ülkenin yüzde 50 hisseye sahip olacağı bir ortak şirket kurulacak ve bu şirket Güney Akım'ın Hırvat ayağını üstlenecek.  →

Abhazya-Rusya: Önemli gelişmeler

| Fikret Ertan 353
Abhazya-Rusya: Önemli gelişmeler

Bu anlaşmaların arasında ulaştırma alanı ile ilgili olanlar oldukça önemli bir yer tutuyor. Haberlere göre, bu alanda çeşitli hükümetler arası anlaşmalar var. Bunlar, hava, deniz, karayolu ve demiryollarında işbirliğini öngörüyor. Bu arada bu doğrultuda Abhaz hava sahasının sorumluluğunun Rusya tarafından üstlenilmesi de gündemde bulunuyor.

Bu anlaşmalara ek olarak askerî alanda da çok önemli bir üs anlaşmasına da varılmış bulunuluyor... Dün imzalanan bu kapsamlı anlaşma 49 yıl süreli; mutabakat halinde otomatik olarak 15 yıl daha uzatılabiliyor. Anlaşma, kurulacak ortak üssün ve bunlara mücavir alanların kullanım esasları, üslerde görev yapacak askerî personel ve ailelerin uyacakları kurallar ve diğer konuları kapsıyor.  →

İran-Rusya: S-300’ler ve Buşehr

| Fikret Ertan 306
İran-Rusya: S-300’ler ve Buşehr

Bugün İran-Rusya ilişkilerinin merkezinde iki somut problem var: Rusya'nın sağlamayı taahhüt ettiği S-300 hava savunma sistemleri ve Rusya'nın halen inşa etmekte olduğu Buşehr nükleer santralı bunlar.

Rusya S-300'ler konusunda son üç yıldır ayak diriyor, konuyu çeşitli sebeplerle sürüncemede tutmaya devam ediyor. Bu sebeplerin arasında elbette Amerika ve İsrail'in teşebbüsleri de bulunuyor. Rusya, Buşehr konusunu ise 14 yıldır sonuçlandıramıyor, çeşitli sebeplerle bu konuyu da sürüncemede tutmaya devam ediyor.  →

GRU başkanı ve Gürcistan...

| Fikret Ertan 242
GRU başkanı ve Gürcistan...

Rusya'nın bilinen dört istihbarat servisi var: İç istihbarattan sorumlu FSB, dış istihbarata bakan SVR, haberleşmeyi izleyen FAPSI ve askeri istihbarat servisi GRU. Bunlardan FSB hakkında en çok bilinen, yazılan iken GRU hakkında bilinen ve yazılanlar ise son derece sınırlıdır.

Rus Genelkurmay Başkanlığı'na bağlı, tam adı Ana İstihbarat Direktörlüğü olan GRU kapalı bir kutudur adeta; medyada bu servisle ilgili fazla bilgi yer almaz. Bu bakımdan, GRU hakkında pek fazla bir şey bilinmez. Komünist dönemde bizzat devlet tarafından adı ve faaliyetleri hep saklanan, öne çıkarılmayan GRU hakkında yabancı basında da birkaç kitap ve makalenin dışında dişe dokunur bir bilgi bulunmuyor. Bunların da çoğu 1980'lerde Batı'ya kaçan bir-iki GRU ajanının anlattıklarından meydana geliyor.  →

Rusya'nın yeni askerî doktrini

| Fikret Ertan 336
Rusya'nın yeni askerî doktrini

Son yıllarda askerî, siyasî ve güvenlik alanlarında meydana gelen gelişmeler Rusya'yı da etkilemiş bulunuyor. Nitekim bu yüzden bu ülke son 9 yıldır yürürlükte olan askerî doktrini yeniden gözden geçirip yeni bir doktrin yazmaya hazırlanıyor.

2000 yılında zamanın Devlet Başkanı Putin tarafından onaylanarak yürürlüğe giren doktrin genelde çok-kutuplu bir dünyayı destekleyen, özelde ise Rus askerî reformuna vurgu yapan esasta savunmaya dönük bir doktrindi.  →

Türk dünyası açılımı!

| Abdülhamit Bilici 317
Türk dünyası açılımı!

Nahçıvan- Büyükelçi Bagdad Amreyev, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'in özel talebi üzerine bir yıl önce Ankara'ya geldiğinde kendisiyle ilk röportajı biz yapmıştık. Türkiye'ye gelişinin ikinci ya da üçüncü günüydü. Daha kolilerini bile açmamıştı.

Çok çalışkan, çok sıcak ve girişken biriydi. 7 yıl tatil yapmadan çalışmıştı. 3 dil biliyordu. Kısa sürede hem siyaset hem iş dünyasından çok güzel dostluklar kurdu. Aynı zamanda eski bir futbolcuydu. Birkaç ay içinde Hakan Şükür ve Bülent Uygun'la öyle samimiyet geliştirdi ki, Florya'da yaptığı halı saha maçlarına bizleri davet etmeye başladı.  →